Bugün Dure olarak Marmaray yapılırken ne bulundu hakkında merak edilenleri açıklığa kavuşturuyoruz.
Bir ulaşım aracına binerken çoğumuzun aklından “Bu tünelin altında acaba neler vardı?” sorusu geçmez. Oysa Marmaray inşaatı sırasında İstanbul’un yalnızca iki yakası birbirine bağlanmadı; kentin binlerce yıllık geçmişine ait önemli arkeolojik buluntular da gün yüzüne çıktı. Özellikle Yenikapı kazıları, İstanbul’un geçmişini yeniden düşünmemize neden olan büyük bir keşif alanına dönüştü.
Peki Marmaray yapılırken ne bulundu? Bulunanlar yalnızca eski eşyalardan, teknelerden ve mezarlardan mı ibaretti? Sosyolojik açıdan bakıldığında asıl ilginç nokta, bu buluntuların toplumun geçmişle, kentle ve kültürel mirasla kurduğu ilişkiyi değiştirmesidir.
Marmaray projesinin Yenikapı bölümündeki arkeolojik çalışmalar sırasında Bizans dönemine ait Theodosius Limanı ortaya çıkarıldı. Kazılarda çok sayıda batık tekne, seramik, günlük kullanım eşyası, hayvan kalıntıları, mezarlar ve farklı dönemlere ait arkeolojik izler bulundu.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından yürütülen kazılarda 37 civarında Bizans dönemi teknesinin tespit edilmesi, Theodosius Limanı’nın geçmişteki deniz ticareti ve ulaşım açısından önemini ortaya koydu. Ayrıca Neolitik döneme ait insan kalıntıları ve yerleşim izleri, İstanbul’un tarihinin bilinen kronolojisini çok daha geriye taşıdı.
Bu nedenle Yenikapı kazıları yalnızca bir mühendislik projesinin önünde duran arkeolojik bir engel olarak değil, İstanbul’un toplumsal geçmişine açılan bir pencere olarak değerlendirildi.
Sosyolojide kültür, yalnızca müzelerde sergilenen nesnelerden oluşmaz. İnsanların yaşam biçimleri, üretimleri, inançları, gündelik alışkanlıkları ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler de kültürün parçasıdır.
Yenikapı’daki tekneler, limanın ekonomik hayatını anlamaya yardımcı olurken; seramikler, yiyecek kalıntıları ve diğer gündelik nesneler insanların nasıl yaşadığına ilişkin ipuçları verir. Mezarlık alanları ise ölüm, aile ve toplumsal aidiyet gibi konuların araştırılmasına imkân sağlar.
Burada önemli bir soru ortaya çıkar: Geçmişte sıradan insanların yaşamları tarih kitaplarında ne kadar görünür?
Arkeolojik buluntuların sosyolojik değeri biraz da “gündelik hayatı” görünür hale getirmelerinden kaynaklanır. Büyük hükümdarların veya savaşların yanında, insanların ne yediği, nasıl seyahat ettiği, hangi araçları kullandığı ve ölülerini nasıl gömdüğü de toplumun yapısını anlamamızı sağlar.
Yenikapı’daki liman kalıntıları bu açıdan oldukça değerlidir. Limanın yalnızca yolcu taşımacılığı için değil, ticaret ve ekonomik faaliyetler için de kullanılması; İstanbul’un farklı toplulukları birbirine bağlayan bir merkez olduğunu düşündürür.
Bu tablo günümüz İstanbul’una da yabancı değildir. Bugün Marmaray’la birkaç dakika içinde Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası’na geçen insanlar, aslında yüzyıllar boyunca hareketliliğin merkezi olmuş aynı coğrafyada yolculuk yapmaktadır.
Arkeolojik kazılardan hareketle toplumsal cinsiyet rollerini doğrudan ve kesin biçimde açıklamak her zaman mümkün değildir. Ancak insan kalıntıları, mezar düzenleri ve gündelik yaşam nesneleri üzerinden geçmiş toplumlarda kadınların, erkeklerin, çocukların ve farklı sosyal grupların konumları üzerine araştırmalar yapılabilir.
Bu noktada modern sosyolojinin önemli bir uyarısı vardır: Tarih yalnızca güçlü kişilerin hikâyesi değildir. Kadınların, çocukların, emekçilerin ve sıradan insanların yaşamları da toplumsal tarihin parçasıdır.
Dolayısıyla Marmaray kazıları, geçmişte kimlerin yaşadığını sormanın yanı sıra kimlerin tarih anlatılarında yeterince görünür olmadığını düşünmemize de yardımcı olur.
Büyük altyapı projeleri yalnızca teknik kararlarla şekillenmez. Bir kentin nasıl kullanılacağı, hangi bölgelerin korunacağı ve hangi yapıların öncelikli kabul edileceği aynı zamanda toplumsal ve siyasal tercihlerdir.
Marmaray örneğinde arkeolojik keşiflerle ulaşım ihtiyacının bir araya gelmesi önemli bir tartışma yarattı. Bir tarafta milyonlarca insanın ulaşımını kolaylaştıracak modern bir ulaşım sistemi, diğer tarafta binlerce yıllık kültürel miras bulunuyordu.
Bu durum açısından da düşündürücüdür. Çünkü bugün yaşayan insanların ulaşım hakkı ile geçmiş kuşaklardan kalan kültürel mirası koruma sorumluluğu arasında denge kurulması gerekir. Kent politikalarında bu denge sağlanamadığında
yalnızca ekonomik alanda değil, kültürel mirasa erişimde de ortaya çıkabilir.
Yenikapı kazıları, İstanbul’un tek bir kültürel kimlikten oluşmadığını hatırlatıyor. Neolitik dönemden Bizans’a, Osmanlı’dan günümüz İstanbul’una kadar farklı toplumlar aynı coğrafyanın üzerinde yaşamış, üretmiş ve birbirleriyle etkileşim kurmuştur.
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve çeşitli uluslararası araştırma ekiplerinin çalışmalarında Yenikapı buluntuları; kent tarihi, denizcilik, beslenme, nüfus hareketleri ve geçmiş toplumların gündelik yaşamı açısından incelenmiştir. Özellikle Theodosius Limanı’ndaki gemiler üzerine yapılan çalışmalar, Bizans dönemindeki deniz taşımacılığı ve ticaret ağlarının anlaşılmasına katkı sağlamıştır.
Marmaray yapılırken bulunan arkeolojik kalıntılar aslında bize yalnızca “geçmişte ne vardı?” sorusunun cevabını vermiyor. “Bugünkü İstanbul’u kimler oluşturdu?”, “Kent kimin hafızasını taşıyor?” ve “Kültürel miras kimin ortak değeri?” gibi daha geniş sorular da ortaya çıkarıyor.
Bir sonraki Marmaray yolculuğunda trenin penceresinden dışarı bakarken bunu düşünmek bile yeterli olabilir: Altımızda yalnızca bir ulaşım tüneli değil, farklı dönemlerden insanların izlerini taşıyan çok katmanlı bir şehir bulunmaktadır.
– İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Yenikapı Kazıları ve Theodosius Limanı.
– İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yenikapı Arkeolojik Kazıları.
– K. W. Slane, Theodosius Harbour: A Byzantine Port in Constantinople, çeşitli arkeolojik çalışmalar.
– Yenikapı kazılarını konu alan akademik çalışmalar: International Journal of Nautical Archaeology ve ilgili arkeoloji yayınları.
Siz Marmaray’dan geçerken İstanbul’un bu çok katmanlı geçmişini hiç düşündünüz mü? Sizce modern ulaşım projelerinde kültürel miras ile bugünün ihtiyaçları arasında nasıl bir denge kurulmalı? Yaşadığınız şehirde geçmişle bugün arasındaki ilişkiyi size hissettiren hangi deneyim veya mekân var?
Paylaştığımız başlıklar Marmaray yapılırken ne bulundu konusunda size ışık tuttuysa amacımıza ulaşmışız demektir.