Afrika’da Aktif Volkan Var mı? Kayseri’den Bir Genç Yazarın Duygusal Bir Yolculuğu
Bir sabah, Kayseri’nin o alıştığım, gri ve puslu havası yine bana derin bir yalnızlık hissi vermişti. Bazen düşünüyorum, bu şehir bana ne kadar yabancı olabilirse, dünya da o kadar uzak oluyor. Ama bir yandan da bazen dünya küçülüyor ve beni bir yerlerden çağırıyor. İşte bu çağrı, bana Afrika’yı düşündürdü. Afrika’daki volkanlar… O kadar büyüleyiciydi ki, bu düşünce içimde öyle bir kıvılcım yaktı ki, sabah kahvemi bile içmeden bilgisayarın başına geçtim. O an aklımdan sadece bir şey geçti: Afrika’da aktif volkan var mı?
Bir Soru, Bir Başlangıç
Sanki bir boşluk vardı içimde, yavaşça genişleyen, derinleşen bir boşluk. Kendimi o kadar kaybolmuş hissediyordum ki, günlüklerime yazdığım her kelime sanki sadece kendimi ifade etmeye çalışıyormuş gibi geliyordu. Kimseye bir şey anlatmak zorunda değildim, ama yine de bir şekilde duygularımı dışa vuruyordum. Bu, bir anlamda içsel bir yolculuktu, çok daha fazlasını görmek ve anlamak isteğiyle doluydum.
Ve işte bu yolculukta, bir soru her şeyi değiştirdi: “Afrika’da aktif volkan var mı?”
Sormak basitti, ama cevabın içinde neler vardı, bunu bilmiyordum. Bir volkanın patlaması, doğanın kudretini görmek, bir yanda korku ve heyecan, bir yanda da doğanın muazzam gücü karşısında duyduğum saygı. Ama bir başka düşünce vardı: ya bir volkanın patlamasıyla başlayan o vahşi ve tarifsiz güzellik, beni her şeyden koparıp başka bir yere götürseydi?
Cevapları Ararken
Hemen araştırmaya başladım. İnternette gezinirken fark ettim ki, Afrika, pek çok aktif volkanla doluydu. Şu an belki de hiçbir şey fark etmeden, bu topraklarda bir yerlerde bir volkanın lavları yerin derinliklerinden yüzeye çıkmaya hazırlanıyordu.
Bu fikir, içimdeki bir boşluğu dolduruyordu. Ne kadar daraltılmış, sıkıştırılmış hissediyorsam, o kadar özgürleşmiş gibiydim. Volkanlar, hem tehlikeli hem de büyüleyici olabilirdi. Tanzanya’daki Kilimanjaro, Kongo’daki Nyiragongo, Kenya’daki Mount Longonot… Her biri, bana bir şeyler anlatıyordu. Ama asıl önemli olan, her birinin patlama anındaki o yıkıcı gücüydü.
Hayal ettim: Beni bir volkanın etrafında gezdiriyorlar, lavların göz alıcı sıcaklığıyla yüzyüze kalıyorum. Sadece doğanın gücünü değil, içimdeki duygusal volkanları da hissediyorum. Patlamak üzere olan o kadar çok his, hayal kırıklığı, umut, korku, heyecan… Hepsi bir araya geliyor ve bir anlık bir patlama oluşturuyor.
Kilimanjaro’ya Düşler
Kilimanjaro’nun eteklerinde yürürken, sıcak ve soğuk bir arada oluyordu. Kayseri’nin sert kar havasının aksine, Afrikalı topraklar beni sarıp sarmalıyordu. Orada, yüksek dağların gölgesinde yürürken, bir volkanın patlama gücünü hissettim. Tıpkı içimdeki bozuk, kırık duygular gibi. Kilimanjaro’nun zirvesine doğru yürürken, her adımımda duygularım biraz daha ağırlaşıyor, biraz daha derinleşiyordu. Bu dağ, bana kendi iç yolculuğumu hatırlatıyordu.
Bir volkanın patlaması, her şeyin sanki sona erdiği bir an gibi gelir ama aslında bu, yeni bir başlangıcın işareti olabilir. Aynı şekilde, o an Kilimanjaro’nun zirvesinde, kalbimdeki karışıklıkların da bir şekilde sona erdiğini, ama belki de başka bir duygusal dönüşümün başladığını hissediyordum.
Nyiragongo’nun Çığlığı
Geceyi geçirdiğim bir kamp alanında, bana yolculuğum hakkında çok şey düşündüren başka bir yer vardı: Kongo’daki Nyiragongo. O kadar yakın ve o kadar tehlikeli ki, sadece ismini duymak bile insanı titretebiliyordu. Ama bir yanda da o kadar güzel bir şeydi ki. O kadar uzak ve o kadar yakındı ki, Nyiragongo’nun lavlarının çevresinde, doğanın gücüne hayran kalırken, bir yandan da içimde patlayan duygularla yüzleşiyordum.
Bir volkanın patlaması, insanı hem korkutabilir hem de cesaretlendirebilir. Çünkü bir volkan, her şeyin olduğu gibi, aynı zamanda her şeyin yok olabileceği bir yerdir. Ama bir volkanın patlaması aynı zamanda doğanın yeniden doğuşudur. Tıpkı bir insanın yaşadığı travmaların sonunda yeniden doğuşu gibi… Ne kadar yıkılma noktasına gelirsek gelelim, her patlama bir başlangıçtır.
Sonuçta Ne Oldu?
Kayseri’ye dönerken, kafamda sadece volkanlar vardı. Afrika’daki aktif volkanların beni nasıl bir duygu seline sürüklediğini fark ettim. Her bir volkan, bana farklı bir şeyler anlattı. Hayatın bazen kontrol edilemez, bazen de ne kadar güzellik taşıdığı hakkında derin bir farkındalık kazandım. Çünkü bazen, içsel volkanlarımı patlatmak, özgürleşmek ve yeniden doğmak istiyorum. Kimi zaman bu, bana korku getiriyor, ama diğer zamanlarda, içinde var olan tüm duygularla başa çıkıp, büyümenin ve olgunlaşmanın en güzel yolu oluyor.
Evet, Afrika’da aktif volkanlar var. Ama esas olan, insanın içindeki volkanları anlamak. O volkanlar patlamadan önce, içsel gücümüzü ve duygusal direncimizi keşfetmek, belki de hayatın en büyük keşfi.
İşte, o keşfi yapma arzusuyla ve duygusal bir patlamanın ardında kalan hüzünle, bir yolculuğa çıktım ve her anımda volkanların o güçlü hatırasını taşımaya devam ediyorum.