İçeriğe geç

500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar ?

500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar? İlk kez gerçekten anladığım gün

Yine bir Dure içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar”.

Kayseri’de büyüyen biri için hayvan pazarı sesleri yabancı değildir. Sabahın erken saatlerinde yükselen bağırışlar, kamyon kasalarından indirilen hayvanların ağırlığı, satıcıların birbirine karışan pazarlıkları… Ama insan bazı şeyleri duyar, görür ama anlamaz. Ta ki içine girene kadar.

Ben 25 yaşındayım ve uzun zamandır günlük tutarım. O gün yazdığım sayfayı hâlâ saklıyorum çünkü bazı cümleler insanın içinden kolay kolay çıkmıyor. Her şey basit bir soruyla başlamıştı: “500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?”

Sabahın erken saatleri ve içimdeki garip heyecan

O sabah erkenden kalkmıştım. Annem “bugün babanla pazara gideceksin” dediğinde sıradan bir gün olacağını düşünmüştüm. Hatta içimde küçük bir heyecan bile vardı. Çünkü hayvan pazarını ilk kez bu kadar yakından görecektim.

Hava soğuktu. Kayseri’nin o keskin sabah ayazı insanın yüzüne tokat gibi çarpar. Babamla birlikte arabaya bindik. Yol boyunca çok az konuştuk. O hep olduğu gibi sessizdi, ben ise içimde büyüyen merakı bastıramıyordum.

“500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?” sorusunu ilk kez orada, arabada kendi kendime fısıldadım. Cevabını bilmiyordum ama öğrenmek istiyordum. Sanki basit bir matematik problemi gibi görünüyordu.

Ama değildi.

Pazarın içine girince değişen hava

Pazara girdiğimizde sesler bir anda büyüdü. Her yer hareketliydi. Devasa danalar, onları çeken ipler, bağıran insanlar, pazarlık yapan sesler… Ama en çok dikkatimi çeken şey hayvanların gözleriydi.

Bir dana bana baktığında, içimde tarif edemediğim bir sıkışma hissettim. Sanki o bakışta bir şey vardı ama adını koyamıyordum.

Babam satıcıyla konuşurken ben kenarda bekledim. Konuşmaların arasında sürekli aynı soru dönüyordu:

“Bu kaç kilo gelir?”

“500’e yakın.”

“Kesince ne çıkar?”

İşte o an “500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?” sorusu artık sadece bir merak değil, ortamın gerçek dili haline gelmişti.

Rakamların duygusuzluğu ve ilk kırılma

Bir ara satıcı net bir şey söyledi:

“500 kilo canlı hayvandan ortalama 270-300 kilo arası karkas çıkar.”

Bunu söylerken yüzünde hiçbir duygu yoktu. Sanki hava durumundan bahsediyordu. Ama benim içimde bir şey değişti.

270 kilo et.

Bir anda 500 kilo bir yaşamın, yarıya yakın bir kısmının “çıktı” kelimesine sıkıştırılması bana garip geldi. O an ilk kez fark ettim: burada her şey tartılıyor, hesaplanıyor, bölünüyor.

Ben ise hâlâ bunu hissediyordum.

İlk temas: sessiz bir bakış

Danaya yaklaşmamı babam istedi. “Korkma” dedi. Ama mesele korkmak değildi. Mesele anlamaktı.

Yaklaştım.

Hayvanın nefes alışını duydum. Sıcak bir buğu gibi çıkıyordu. Gözleri bana baktı. Ne düşündüğünü bilmiyorum ama ben o anda düşündüm: “Ben burada ne yapıyorum?”

O an içimde garip bir çelişki vardı. Bir yanda hayatın doğal akışı, diğer yanda içimde büyüyen bir ağırlık.

“500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?” sorusu artık zihnimde yankılanmıyordu sadece. Sanki o hayvanın varlığıyla birleşmişti.

Baba-oğul sessizliği

Babam yanıma geldi. Omzuma dokundu.

“Alışacaksın” dedi.

Ama sesi bile emin değildi. Onun da içinde bir şey vardı ama göstermiyordu. Belki yıllardır bu işi yaptığı için duygularını başka bir yere koymayı öğrenmişti.

O an fark ettim ki bazı insanlar sayılarla konuşur, bazıları sessizlikle.

Ben ise ikisinin arasında sıkışmıştım.

Kurbanlık değil, bir yaşam ağırlığı

Benzer Konular: Su kaç dakikada idrara dönüşür ?

Pazarda dolaşırken başka danalar da gördüm. Her biri farklıydı ama hepsinin ortak bir şeyi vardı: ağırlık.

500 kilo bir rakam gibi duruyor. Ama yanına gidince rakam olmaktan çıkıyor. Bir beden oluyor. Bir varlık oluyor. Bir yaşam oluyor.

Bir satıcı başka bir müşteriye şöyle dedi:

“Bunun eti yağlı çıkar, 280’i bulur.”

280 kilo.

Yine aynı soğukluk. Yine aynı hesap.

Ama ben o sırada şunu düşünüyordum: Bir yaşamı parçalara ayırmak bu kadar basit mi?

İçimde büyüyen huzursuzluk

Babam alışverişi bitirirken ben biraz kenara çekildim. Ellerim cebimdeydi. Soğuk daha da artmıştı ama hissettiğim şey soğuk değildi.

Huzursuzluktu.

Bir yanda hayatın gerçeği vardı: insanlar yemek yer, hayvanlar beslenir, döngü devam eder. Diğer yanda içimde açıklayamadığım bir kırılganlık vardı.

“500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?” sorusu artık teknik bir bilgi değil, bir yüzleşme haline gelmişti.

Ev yolunda sessizlik ve düşünceler

Arabaya bindiğimizde babam torpidoya baktı, ben cama.

Hiç konuşmadık.

Ama kafamın içinde cümleler bitmiyordu:

500 kilo…

300 kilo…

Kalan ne oluyor?

Bu soru en çok orada takıldı aklıma. Çünkü kimse “kalan” kısmından bahsetmiyordu.

Kalan neydi?

Belki de asıl hikâye oradaydı.

Eksilen şey sadece kilo değil

Ev yolunda şunu düşündüm: İnsanlar hep “ne çıkar?” diye soruyor ama “ne kaybolur?” diye sormuyor.

500 kiloluk bir danadan ortalama 270-300 kilo et çıkıyorsa, geri kalan ağırlık nereye gidiyordu? Bu soru sadece fiziksel bir mesele değildi. İçimde başka bir anlam taşıyordu.

Bir şeyin bütünlüğü parçalanınca geriye ne kalır?

Bunu ilk kez o gün düşündüm.

Akşam ve yazdığım günlük

Eve döndüğümde defterimi açtım. Ellerim biraz titriyordu.

Şunu yazmışım:

“Bugün 500 kiloluk bir danayı gördüm. İnsanlar onun kaç kilo et vereceğini konuşuyordu. 270 kilo dediler. Ama kimse bana hayvanın kendisinden bahsetmedi. Ben en çok onu düşündüm.”

Yazarken bile içimde garip bir sıkışma vardı.

Sanki bir şeyi anlamış ama anlatamamış gibiydim.

Sonradan gelen farkındalık

Aradan günler geçti. Ama o soru geri gelmediği bir gün olmadı.

“500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?”

Artık bu soruyu duyduğumda sadece bir sayı düşünmüyorum. Bir sabahı, bir pazarı, bir bakışı hatırlıyorum.

Ve en çok da şunu:

Bazı soruların cevabı rakam değildir.

Bugün geriye baktığımda

Şimdi geriye baktığımda o günün bende bıraktığı şeyin sadece bir öğrenme olmadığını görüyorum. Daha çok bir farkındalık.

Hayat bazen bize basit görünen sorular sorar. Ama o soruların içine girince basit olmadıklarını anlarız.

500 kiloluk danadan kaç kilo et çıkar?

Belki 270 kilo.

Ama bende bıraktığı ağırlık, hiçbir tartıya sığmadı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş